Kolik gercegi...

Yeni ebeveynlerin korkulu ruyasi kolik. Insanlarin, eger hatirlarlarsa o kotu gunler  geri gelicekmis gibi hakkinda konusmaktan bile kacindiklari donem. Daha once yeni anne babalarin korkulu ruyasinin uyumayan bebek oldugunu yazmistim . Yanilmisim. Yakin zamana kadar etrafimda hic kolik bebek olmamisti. Inanin uyumayan bebek de yemek yemeyen bebek de bir yere kadar zor. Kolik bambaska. Halbuki ne kadar cok insan yasiyor bu sorunu .Inanin kolik sahibi bebegi olan ailelerin kurabilecegi empatiyi baska hickimse birbiriyle kuramaz. 

Bu yaziyi benim icin eltim kaleme aldi. Eda ile Zeynepin arasinda 3 hafta var .Umarim kolik sikintisi ceken baska ebeveynlere de yardimi dokunur. 

 

 

30.09.2011


BİZİM KOLİK HİKAYEMİZ…….

Bebeğimizi kucağımıza alıp eve geldiğimiz gün dünyalar bizim olmuştu.. Her şey çok güzel gidiyordu, minik Eda genel olarak uyuyor, evde huzur ortamı, ona kavuşmamızın mutluğu ile ben de kendimi iyi hissediyordum…İlk 40 gün annemin de yanımızda kalmasıyla hayat o kadar kolaydı ki…Lahusalık sendromu denen şey yanımdan bile geçmedi..Emzirme zamanlarına bağlı olarak istediğim zaman banyoya giriyor, istediğim kadar kalıyor, internette geziniyordum yani her şey yolundaydı.. Bu bebek büyütme işi sandığım kadar zor değilmiş ,içimden mutlulukla hatta böyle olursa ikinciyi bile hemen düşünebilirim diyordum…Meğerse bu zamanlar bizim fırtına öncesi sessizlik zamanlarımızmış.. Anlayamadık..…Her şey Eda nın 40 ını doldurduktan sonra yani yaklaşık 6.-7. haftalarda başladı. O zamana kadar Eda geceleri bazen uyutmuyordu ama o da normal, bebek bu, gaz sancısı diyerek hiç sorun etmemiştik…

6. hafta dan sonra Eda akşam üzerleri ağlamaya başladı.. İlk başlarda her akşam olmasa da, olduğu akşamlar uzun sürüyor ve şiddeti artıyordu. Gelip geçici bir durumdur, 2-3 güne geçer dedim.. “kolik” teşhisini hemen kondurmak istemedim sanırım..Günler geçiyor Eda nın ağlamaları artıyor süresi uzuyor ve şiddeti artıyordu.. Bazen gündüzleri de ara ara böyle şiddetli ağlıyordu.. Meme de isteksizlik, beslenme düzensizliği, ağlayarak bırakma halleri arttıkça benim moralim bozuluyor, sütüm bitecek endişesi kaplıyordu içimi…Hatta bir gün o kadar şiddetli ağladı ve saatlerce meme almadı ki evde tek başıma avutmaya çalışıp beceremeyince eşimi ağlayarak aradım ve gelmesini rica ettim..Bu yaşadığım ilkiydi buna benzer çok an yaşadım bir tarafta Eda ağlardı bir tarafta ben..O güzelim yaz günlerinde gezmeyi çok seven ben evde oturmak ister oldum.. Dışarı çıkmaktan korkuyordum, ya ağlarsa, ya emerken sorun çıkarırsa diye bebeğimden korkuyordum resmen.. çünkü Eda koliğin dışında bebek arabasına da oturmuyordu, kangruda gezmiyordu..beni böyle gören eşim halime üzülüp çözümler bulmaya çalışıyordu ama kolik geçmeden çözüm bulmak pek mümkün değildi..ailemizin desteği de bir yere kadardı, ağlamalarına kimse engel olamıyordu..

Sürekli otomatiğe bağlamış gibi aynı tonda ağlayan, gözü bir şey görmeyen, ağlarken gerilen, kucakta zor tutulabilen, yüzü kıpkırmızı kesilen, arada ağlamaktan katılır gibi sesi kesilen bir bebeğiniz olursa anlarsınız ancak benim yaşadıklarımı ama umarım olmaz.. O kadar zor bir durum ki.. O minnacık bedenin ufak bir gazı çıkarabilmek için verdiği mücadele, can acısı sizin de canınızı o kadar yakıyor ki.. Koliğin sebebi tam olarak bilinmese de büyük olasılıkla aşırı gazlı bebeklerde ya da ışığa, sese, görüntüye duyarlı hassas bebeklerde daha sıklıkla görülüyor..Ağırlıklı sindirim sistemi problemi hatta kolik adı da yunanca “kolikos” yani “kolon”dan gelmiş.

Her kontrole gidişimizde doktorumuzdan mucize bekler gibi ağzından çıkacaklara pür dikkat ediyordum vermek istemese de zorla ilaç ismi istiyordum internette araştırıp soruşturup ilaçları soruyordum.. Her seferinde bize söylediği sabırlı olup sürenin geçmesini beklemekti.. İlaçların bir yere kadar faydalı olduğu gibi şeyler söylüyordu ama ben inanmak istemiyordum.. Çevreme sorup ilaç ismi alıp doktorumuza onaylatıp yazlıkta eczane eczane dolaşıp ilaç arıyorduk sanki işe yarayacak gibi.. Onun ağrılarını dindirmek için her türlü bilgiyi alıp uyguluyordum..Eşimle benim de bu ağlama nöbetlerinde moralimiz ve sinirlerimiz çok bozulmaya başladı.. Eşim işten geldiğinde Eda devamlı ağlıyor susana kadar 2-3 saat geçiyor akşam yemeklerimizi gece 10-11 lerde yiyebiliyorduk..çoçuk büyütmeye belki de hazır değildik diye düşündüğüm çok oldu, katlanabilir olması için sık sık kendime bebeğimizin çok acı çektiğini hatırlatmaya çalışıyordum çünkü bir noktadan sonra sinirler harap oluyor..Her ne kadar “ di” li geçmiş zaman kullansam da şu an 16. hafta da olmamıza rağmen Eda nın kolik ağlamaları henüz bitmedi sadece süresi kısaldı ya da bazı geceleri es geçebiliyor.. Bu bizim için büyük gelişme…Yine de zorlanıyoruz ama artık son zamanları olduğuna inanıyorum geçip gidecek ve biz bu kötü zamanlarımızı hemen unutacağız..

Eltim başımızdan geçenleri blogunda paylaşmak istediğinde belki başkalarına da faydalı olur diye hemen kabul ettim..Kolik bebeği olanlar bilir, benzer durumları yaşayanlarla paylaşım iyi gelir, yalnız olunmadığını bilmek rahatlatır…

Kolik için kullanılan bazı şeyler var ki bize de az da olsa faydalı oldu ama hiçbir şey tam olarak cevap vermedi, maalesef vermiyor da.. Ama denemekten zarar gelmiyor..


Kolik için uygulanan Yöntemler…

  • Kundaklamak ( bazen uyumasına yardımcı oldu)

  • Yan yatırmak(midesi üzerine)

  • Hafifçe sallamak (Eda düşey sallanmaktan hoşlanıyordu genel olarak kolikli bebeklerde de bu geçerli)

  • Şşşşşşhhh sesi (pişş pişşş)

  • Emzik (emzirmek bazen iyi sonuçlar vermiyor ya elini, parmağını emmesine izin verin ya da emzik verin)

  • Beyaz gürültü (Bazuki Orhan ın piyasadaki kolik cd si, ilk olarak çok yüksek sesle hafif sakinleştiğinde sesi kısabilirsiniz biz hala bununla uyutuyoruz)

  • Beyaz gürültü çıkaran, elektrik süpürgesi, özellikle fön makinesi ya da aspiratör)

  • Bazı bebeklerde ılık banyo, masaj gibi yöntemler işe yarasa da bizde yaramadı.. masajı acı elma yağı ile göbek altına topuklarına yaparsanız en azından uykuya geçişi kolaylaştırabilir..)

  • Sıcak su torbasını karnına ve ayaklarına uygulama..

  • Ağlama nöbetlerinde yalnız olmamaya çalışın..Başkalarıyla ağlaması geçmese de size destek verilmesi açısından önemli..

  • Kullanılan ilaçlar; sab simplex, nurse harvey’s, mylecon, motilum vb.. bu ilaçlar uzun süreli cevaplar vermese de arada faydalı olduğu durumlar olabiliyor maalesef bize pek tesir etmedi..ayrıca anasonlu rezene ya da papatya çayı bebeğe 1-2 çay kaşığı verilebilir.tabi bunların hepsi doktorunuza danışılarak verilmelidir..


Sözün kısası kolik bir hastalık değil, kalıcı bir durum da değil  ancak geçmesi tahammül etmesi çok zor bir durum, miadının dolmasını beklemekten başka çare yok maalesef..genel olarak 12-16 haftalarda azalarak ya da aniden terk ediyormuş.. “miş” diyorum çünkü 16. hafta da olmamıza rağmen bizimki hala devam ediyor ama azaldığı bir gerçek…

Bebeği kolik olanlara sabırlar diliyorum bebeğinizin ağladığı zamanlarda zor da olsa bu durumun onun mizacı ile bağımsız bir durum olduğunu aklınızdan çıkarmayın.. yani huysuzluğundan, yaramazlığından ya da nazlı olmasından ağlamıyor. onun da çok şiddetli ağrı çektiğini canının yandığını düşünürseniz biraz daha kolay başa çıkabilirsiniz..Ayrıca sağlığında herhangi bir problem olmamasına şükrederek kendinizi bir nebze avutabilirsiniz.. Çünkü yapılacak herhangi başka bir şey yok.. Sabır,sabır,sabır… Endişelenmeden zamanın geçmesini bekleyin….Hiç geçmeyecekmiş gibi gelse de bir gün bitecek.. Buna inanıyorum…Siz de inanın…

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !